8 Eylül 2017 Cuma

İki gözlü bir pencereden görüyoruz tüm yeryüzünü

05:25

İki gözlü bir pencereden görüyoruz tüm yeryüzünü.

Keskin ve soğuk sözcükler ilişirken yüreğimize, bir bakışın anlama dönüştüğü o uzun yolda takılı kalıyoruz.  Sonra bir bakmışız anlamlandırmaya çalıştıklarımız, bize bakanlara bizi anlatıyor. Bir yorgan gibi kapatmaya çalışıyor üstümüzü. Garip olan da o yorganın altında esiri oluyoruz kendi kendimizin. Bizi saran korku belli değil mi, daha çocuk iken ilk adımı atmaya çalıştığımızda en başından ?.
 
Korkunun gölgesinde umudumuza acı çektirmeyi, vazgeçmeyi, ne de çok seviyoruz. Kendimize meydan okuyup, başkaldıramıyoruz işte yüreğimize. Oysa ki en anlamlı hislerin kendi dilimizdeki tarifi değil mi başkaldırmak ?  Kendi içimizdeki dağlara bağırmak.
  
Niye bizi saran o yorganın altında, karanlıkta, başımız eğik ağlıyoruz ?. Neden utanıyoruz gözlerimizden düşen her damladan ?.

Bizler bu utançla yaşamaya devam etmeye çalışırken, değer kavramının sürekli yanlış anlaşıldığı bir yerde kaybediyoruz değerimizi.

İnsanlara giydirdiğimiz o kirli kaftanlar da kendi düşüncelerimizin kefeni oluyor bir nevi.

Hepimiz güneşli bir havada, sahte gülücükler dağıtan, kendinden kaçan, kendi içinde kaybolan, gökyüzüne hiç doyamayan, eksiksiz görünüp eksik olanlarız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder